Manyetikler : Elektro Gitarların Kalbi
  1. Anasayfa
  2. Genel

Manyetikler : Elektro Gitarların Kalbi

0

Öncelikle herkese merhabalar bu konumuzda sizlere manyetiklerin ne olduğundan ve nasıl çalıştığından bahsedeceğim. Elektro gitarı alıp da eline, ilk tele vurduğunda o çıkan seste bir büyü var ya, işte o büyünün kaynağı çoğu zaman gözden kaçar. Kimisi ağacına bakar, kimisi amfisinin markasını sorar. Ama asıl işi yapan, o manyetik alıcı dediğimiz küçük, manyetik çubuklu canavardır. Bugün size o manyetikler hakkında bilgi vereceğim. Nasıl çalıştığını, tellerimizin titreşimini nasıl olup da elektriğe, oradan da kulağımıza ulaşan o muhteşem sese dönüştürdüğünü anlatacağım.

Manyetikler ve İçinde Dönen Mekanizma: Tel, Mıknatıs ve Bobin

Şimdi kafanızda canlandırın. Manyetik alıcının içinde, üzerine incecik bakır telin binbir zahmetle sarıldığı sabit mıknatıslar var. Bu mıknatıslar sürekli olarak bir manyetik alan yayar, tıpkı minik birer gezegen gibi. Sen gitarın teline vurduğunda, o metal tel bu manyetik alanın içinde dans etmeye başlar. İleri geri gidip gelir. İşte bu dans, en temel fizik kurallarından biri sayesinde gerçekleşir: Faraday’ın İndüksiyon Yasası. Telin manyetik alan içindeki bu hareketi, etrafına sarılı olan o bakır tel bobininde minik bir elektrik akımı oluşturur. Yani senin parmak vuruşun, telin titremesi, anında elektrik sinyaline dönüşür. Sanki teller, manyetik alıcıya gizli bir dilde fısıldıyor da, o da bu mesajı amfiye iletiyor gibi. Bu sinyal o kadar zayıftır ki, ancak bir amfi onu duyulur kılar.

Single-Coil ve Humbucker: Manyetikler ve Tipleri

Bu manyetiklerin bir de karakterleri var, hepsi aynı değil. En bilineni single-coil’dır. Fender gitarların o ince uzun manyetikleri. O ince, keskin, belki biraz da çıtırtılı sesi duymuşsundur. Blues’çuların, countrycilerin vazgeçilmezidir. Ama bir sorun vardır single-coilde o da humlanmasıdır. Yani elektriksel parazitleri, cızırtıyı alır. Özellikle de lambalı bir amfinin yanında duruyorsan, “hmmmm” diye bir ses gelir. İşte tam da bu yüzden iki tane single-coil’ı bir araya getirip, ters yönde bağladılar ve humbucker ortaya çıktı. Humbucker, bu paraziti “cancel out” şeklinde bypass eder, yani bir nevi birbirini götürür. Single-coil’a göre daha dolgun, daha koyu, daha gür ve daha az gürültülü bir sesi vardır. Hard rock ve metalin olmazsa olmazıdır. Bir de arada kalmış P-90‘lar var. Single-coil kadar keskin değil, humbucker kadar boğuk da değil. Daha tok, daha agresif bir orta sesi vardır. Yani manyetik alıcı seçimi, aslında karakter seçmektir.

Manyetikler ve Onların Yerleşimi: Sesin Coğrafyasını Değiştirmek

Manyetiklerin tipi kadar nereye konulduğu da çok önemli. Köprü manyetik alıcıya bakalım. Tellerin en sert ve en kısa titreştiği yerdir. O yüzden çıkan ses ince, keskin, tiz doludur. Solo atmak, lead gitarda öne çıkmak için biçilmiş kaftandır. Sap manyetik alıcı ise tam tersine, tellerin en geniş titreşim yaptığı yerdir. Ses daha yumuşak, daha dolgun, bas ağırlıklı ve daha yuvarlaktır. Ritim gitar çalmak, dolgun akorlar basmak için harikadır. Arada bir de orta manyetik alıcı varsa, o da iki uç arasında bir denge kurar. Manyetik seçici anahtar ile bu manyetik alıcıları tek tek ya da beraber kullanarak inanılmaz ton çeşitliliğine ulaşırsın. Bir de manyetik alıcının yüksekliği var. Tellere ne kadar yakınsa, sinyal o kadar güçlü olur, sustain artar. Uzaklaştıkça ses yumuşar, dinamikler daha belirgin hale gelir. Bunları ayarlayarak kendine has tonunu yaratabilirsin.

Sonuç olarak, manyetik alıcılar elektro gitarın sesinin kimliğidir, kişiliğidir. Onları anlamak, sadece teknik bir mesele değil, aynı zamanda kendi sesini arayan her gitaristin yolculuğudur. Bir daha gitarını eline aldığında, o manyetik alıcılara bir bak. İçlerinde, senin her vuruşunu heyecanla elektriğe çeviren küçük bir orkestra var. Bu konumuz da buraya kadardı okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu linkten ana sayfamıza dönebilir ve diğer konularımıza bakabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir